köpeğim neden pisliğe bulaşır!

Posted on 12 Ocak 2013 tarafından

11


Pislik dediğim öyle çamur falan değil! Basbayağı “pislik!”

Seğmenler Parkı’nın eeen sevimli, eeen hoşgörülü köpeği Helen! O bir Rottweiler. Onun parka geldiğini, oturduğum yerde hemen kolumun altından çıkan kocaman bir rottweiller kafası ve sevimli gözlerden anlardım. “Naber?” diye sorup hemen diğerleriyle oyun oynamaya dalardı. Yine günlerden bir gün, Helen’in sahibi hanımefendi ile sohbet ederken, o kadar büyük bir mutlulukla Helen çalıların arkasından koşarak üzerimize geliyordu ki hepimiz istemsiz olarak gülmeye başladık. Bu ne mutluluk! Helen bize doğru yaklaştıkça bu mutluluğun sebebi ve bizim için acı olan gerçek, kokusuyla hemen kendini gösterdi. Helen, nereden bulduysa, bir pisliğe kendini olduğu gibi bulamış! Git şuna bulan desen bu kadar bulanmaz!

“Amaan ne de pis köpek! Benim yavrum böyle şeyler yapmaz!” cümlesi aklınızdan geçiyor ise benim tavsiyem; geçmesin. Her an her köpek bu haltı yiyebilir.

Eee ortalıkta pislikle ilgili bir şeyler var Maya neden bulaşmasın ki?

Kendisinin bu, pisliğe bulaşma macerası öncelikle ölü şeylere (deniz kabukluları olabilir, başka herhangi bir ölü canlı olabilir!) bulaşması ile başladı. Gümüş’te eksik kalır mı? Bir Eymir Gölü gezimizi zehir ettiğini hatırlıyorum. Yerde ölmüş deniz kabukları üzerinde boynunu sokmak suretiyle resmen dans etti. Temizleyemediğimiz için o kokuyu bütün gün çekmek zorunda kaldık.

Bolu yaylalarına yürüyüşe gittiğimizde Maya hayatında ilk defa inek ve inek pisliği gördü. Aman da ne mutluluk! “İnekleri güderim, gerekirse pisliklerinin için de yüzerim bile!” diyerek daldı bir pisliğin içerisine. Dur yapma demeye kalmadan pisliğe tamamen bulanmak suretiyle mutluluktan bir o yana bir bu yana koşmaya başladı. Temizlikte son nokta; akan dere! Derdimize hemen derman oldu.

Bu konu, Maya’nın bulanma vukuatlarının sıklaşmasıyla merakımı iyice cezp etmeye başladı. Ver elini araştırma. Sonuç yok! Herkes başka bir şey söylüyor. Davranış bilimcilerin yazıları, forumlar, daha neler… Ama tam olarak neden bilinemiyor ve bunu açıklayan yok!

Haliyle ben de açıklayamayacağım bu konuyu ama bu davranışla ilgili bilgileri bir yazıda toplamanın da faydalı olduğunu düşünüyorum.

Şimdi gelelim bilimsel olasılıklar ve varsayımlara.

Aslında insancada bunun adı “pislik”. Köpekçede ya da diğer doğal süreçlerde bunun adı atık ya da leş. Temelde baktığımızda birçok etçil canlı için “leş” kokusu oldukça cezp edici bir kokudur. İnsanlara, sadece “pis” bir koku olarak gelse de bu kokunun asıl anlamı “yemektir”.

Yemeğin iki türlüsü var tabii ki. Ölmüş bir şeyi yemek ya da avlanarak taze taze beslenmek. İşte tam da bu noktada köpeklerin pisliğe bulanmaları ile ilgili olarak av için kamufle olma teorisi işin içerisine giriyor. Avlanacağı hayvanın pisliğine bulanarak köpeklerin kendini sakladığını iddia ediyor bu teori. Lakin laboratuar ortamında gerçekleştirilen deneylerde köpeklerin tarçın, limon gibi içerisinde güçlü bitkisel esansların olduğu pisliklere de süründükleri görülmüş ve bu nedenle bu teori çok da geçerli sayılmıyor.

Bunun yanı sıra Maya balık ölüsü gördüğünde de aynı şevk ile kendini yığının içerisinde yuvarlayabiliyor. Balık avlama ihtimali pek de olası değil. Bu nedenle bu teori benim vakam için pek güçlü bir teori değil.

Konuyla ilgili bir teori ise sürü hayvanı olan köpeklerin, sürülerini bilgilendirmek için gördükleri pisliğe bulanarak “bakın ne buldum! Hadi gidip avlanalım!” demek için seçtikleri bir yöntemdir.

Maya ve çamur!Yine benim vakamda bu teori de geçerliliğini yitiriyor. Geçtiğimiz günlerde Maya ile ormanda yürüyüşe çıktığımızda yürüyüşümüz, arkadaşın üzerindeki koyun işkembesi kokusuyla birlikte gelmesinin ardından kabusla sonlandı. Mahalleye geri döndüğümüzde ise mahalledeki sürümüz (beş köpeklik, kendiliğinden oluşmuş bir sürü bu) hiç de Maya’yı öyle bir av modunda karşılamadılar. Hatta Maya’yı koklamadılar bile.

Her iki teori bu konuyla ilgili olarak en popüler olan teoriler. Lakin bu teorilerin çürüdüğü ve geçerliliğini yitirdiği olaylar ya da istisnalar tabii ki var.

Pisliğe bulaşma ile ilgili olarak internette yer alan diğer varsayımlar ise şu şekilde;

  • Derilerinin ve tüylerinin vitamine ihtiyacı var ve bunu almaya çalışıyorlar (bana pek mantıklı gelmedi)
  • Vitaminlere ve minerallere ihtiyaçları var (bu da pek mantıklı gibi görünmedi)
  • Diğer köpeklere hava atmaya çalışıyorlar (Maya yalnızken de bunu yapıyordu, bu durumda bana hava atmaya çalışıyor)
  • Bu bir sürü davranışı, aynı sürünün elemanları aynı pislikte yuvarlanarak aynı şekilde kokmaya çalışıyorlar. Bu da bir içgüdü! (Maya benim de o pisliğin içinde yuvarlanmamı bekliyorsa daha çok bekler!)
  • Hoş kokmaya çalışıyorlar! (bunun doğru olmadığını biri onlara söylemeli!)

Söylediğim gibi bu sorunun aslında net bir yanıtı yok. Birçok davranış bilimci konu üzerinde araştırma yapıyor, izliyor ve anlamaya çalışıyor. Fakat köpekler dile gelmediği sürece sanırım bu davranışın nedeni tam olarak anlaşılamayacak.

Bunun yanı sıra bu davranışla ilgili olarak birçok varsayımın buluştuğu ortak bir nokta var ki o da av davranışı. Benim gözlemlerim ve deneyimlerime göre de av davranışı törpülenmemiş ya da körelmemiş olan köpeklerde bu davranış daha sık görülüyor. Gümüş ve Maya’nın en sevdikleri şey birlikte avlanmaya çıkmaktı. Omuz omuza verip fare avlıyormuş gibi yapmak en büyük keyifleriydi.

Asuman Anne, ben ve Maya yürürken Maya’nın bu davranışını anlatmıştım. O da bana eskiden Bodrum’daki sitelerinde olan Tina’dan bahsetmiş ve bir gün Tina’nın siyah bir poşetle tabiri caiz ise “seviştiğini” söylemişti. Köpeklerin bu davranışını bu kelimeden daha iyi tanımlayan bir kelimeyi henüz ben bulamadım.

Benim tavsiyem eğer sık sık doğa yürüyüşleri yapıyorsanız yanınızda bolca ıslak mendil bulundurmanız.

Köpeğinizin pisliğe bulaşmadığı günler diliyorum…

DamlaMaya